Surah An-Naml (The Ant), verse 23 — Quran 27:23
إِنِّى وَجَدتُّ ٱمْرَأَةً تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَىْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظِيمٌ
Innee wajadtu imraatan tamlikuhum waootiyat min kulli shayin walaha AAarshun AAatheemun
Word by word
- إِنِّىinnīIndeed, I
- وَجَدتُّwajadttufound
- ٱمْرَأَةًim'ra-atana woman
- تَمْلِكُهُمْtamlikuhumruling them
- وَأُوتِيَتْwaūtiyatand she has been given
- مِنminof
- كُلِّkullievery
- شَىْءٍshayinthing
- وَلَهَاwalahāand for her
- عَرْشٌʿarshun(is) a throne
- عَظِيمٌʿaẓīmungreat
English — Saheeh International
Indeed, I found [there] a woman ruling them, and she has been given of all things, and she has a great throne.
Other translations
- বাংলা — Muhiuddin Khan
- আমি এক নারীকে সাবাবাসীদের উপর রাজত্ব করতে দেখেছি। তাকে সবকিছুই দেয়া হয়েছে এবং তার একটা বিরাট সিংহাসন আছে।
- اردو — Fateh Muhammad Jalandhry
- میں نے ایک عورت دیکھی کہ ان لوگوں پر بادشاہت کرتی ہے اور ہر چیز اسے میسر ہے اور اس کا ایک بڑا تخت ہے
- Bahasa Indonesia — Indonesian Ministry of Religious Affairs
- Sesungguhnya aku menjumpai seorang wanita yang memerintah mereka, dan dia dianugerahi segala sesuatu serta mempunyai singgasana yang besar.
- Türkçe — Diyanet Isleri
- Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
- Français — Muhammad Hamidullah
- J'ai trouvé qu'une femme est leur reine, que de toute chose elle a été comblée et qu'elle a un trône magnifique.
- Bahasa Melayu — Abdullah Muhammad Basmeih
- "Sesungguhnya aku dapati seorang perempuan memerintah mereka dan ia telah diberikan kepadanya (serba sedikit) dari tiap-tiap sesuatu (yang diperlukan) dan ia pula mempunyai singgahsana yang besar.
- فارسی — Naser Makarem Shirazi
- من زنی را دیدم که بر آنان حکومت میکند، و همه چیز در اختیار دارد، و (به خصوص) تخت عظیمی دارد!
- Nederlands — Sofian S. Siregar
- Voorwaar, ik heb gezien dat een vrouw over hen heerst en zij beschikt over alle zaken en zij heeft een geweldige troon.
- Hausa — Abubakar Mahmoud Gumi
- "Lalle ni nã sãmi wata mace wadda tanã mulkinsu kuma an bã ta daga dukkan kõme, kuma tanã da gadon sarauta mai girma.
Tafsir (Al-Muyassar, Arabic)
إني وجدت امرأةً تحكم أهل "سبأ"، وأوتيت من كل شيء من أسباب الدنيا، ولها سرير عظيم القدر، تجلس عليه لإدارة ملكها.
Text and translations: Tanzil.net. Word by word: Quran.com. Recitation: Mishary Rashid Alafasy (EveryAyah.com).